Ben daha çok uçurum kenarlarinda açan diri yaban çiçeklerini sevdim.
Uzanip kokusunu içine çekerken, uçuruma düsme tehlikesiyle karsi karsiya kalindigi için.
Ben daha çok sonbaharlari sevdim.
Olgun asklara yataklik yaptigi için.
Ben daha çok sonu hüsranla biten asklari sevdim.
Yepyeni asklara bereketli bir toprak olacak kadar yikimi sagladiklari için.
Ben daha çok masum günahlari sevdim.
En dehsetli hazlarin ardindan girilen günahin vicdana yapacagi baskilarla bogusulmasi gerektigi için.
Ben daha çok aci çeken insanlari sevdim.
Acilarin onlari olgunlastirip daha iyi bir insan haline getirecegini bildigim için.
Ben daha çok kalabaliklari degil yalnizligi sevdim.
Içimdeki benle rahatça arkadaslik edebilmemi sagladigi için.
Ben daha çok bahtsiz insanlarin kahramani oldugu kitaplari sevdim.
Mutluluklarin büyük bedelleri oldugunu bana çok iyi anlatabildikleri için.
Ben daha çok derinlikleri sevdim.
Hayatin gizleri ve mutluluklarin ipuçlarini orada buldugum için.
Ben daha çok ölüme yakin duran ve ondan korkmayan insanlari sevdim.
Hayatin ne kadar ciddi bir sekilde yasanmasi gerektigini iyi bildikleri ve keskeleri az oldugu için.
Ben daha çok gerçekleri degil, hayalleri sevdim.
Hiçbir gücün hayallerime kelepçe vuramayacagi için.
Ve ben daha çok güvenin yerine özgürlügü sevdim.
Güvensizlik içinde bile özgürlügün insana daha çok yakistigina inandigim için
gece!
gunesin batmasiyla,kararmaya baslayan hava ile nazli bir gelin edasinda etegini suruye suruye gelir,yavasca.
bitirir gunu ve nefes aldirir rahatca..etrafin koyulugu sizi alir içine..bir garip ,gariplik cöker icinize.
dusuncelerin yogunlasma vaktidir.dunya telasesinden dagilan beynin kendini yeniden insa etme zamanidir.
butun yapilani dusunerek akilda tartmak zamani.terazinin kefelerinde tüm birikiminiz.ve gece de sakli teraziniz.
birikimlermiz!ne var bunun içinde dunyaliktan baska..sahte olandan baska bir sey var mi? dusunme vaktidir yine.
o halde devreye girsin gece...
dunyaligi bize vereni dusunme vakti.ona sükrümüzü sunma,verdigine karsi verebilme...
bu yurekliligi gösterebilme zamani.
yaradana olan sevgiyi dile getirme,onun rizasini kazanmak icin ne yaptigini bilemekle gecirme zamani.
durmadan kalbinizi ona acip yalvarma af dileme ani.
Iste en güzel özelligi gecenin.sizi sarip sarmalar bir ana gibi ve hep sizi dinler..
bundan da hiç sikayet etmez.çünkü o da seviyordur yaradana yapilan dualari,sunulan sevdalari..
belki de o yüzden aciyordur kollarini size..o yüzden geceleri aglamak daha cok acitiyordur yureginizi.
hem kendi acinizi hem de gecenin acisini hissettiginiz icin..
günün herhangi bir saatinde de mumkun bunlar,tabi buna engel yok ama gece bir baska olur iste.
gizemide burdadir ya zaten..
ondaki bu bilinemezliktir sizi yaradana yönelten.dusuncelerinizi elinizde olmadan ele geciren..
uykuya dalmadan önce size onu hatrlatan.sabaha uyanip uyanmayacaginizi sordurup beyninize,
yaradana kavusup kavusmayacaginizi kulaklarinida çinlarcasina içinize isleten..
ey! karanlik gece
sen benim ibadet yerim
olsun yildizlarin seccadem
degsin gökyuzune ellerim
yaradan'a sevda ile
dolsun kucuk yuregim..